Blockchain 101: Mutabakat

Blockchain 101 yazılarında bugün, merkezsiz yapılar olan blockchainlerde güvenlik, performans ve sürdürülebilirlik açısından kritik olan “mutabakat algoritması” kavramını anlatacağım.

Serinin ilk yazısında blockchain teknolojisinin merkezsiz, aracısız ve şeffaf dünyasını anlatmıştım. Kendi iç dinamiklerine sahip ve alıştığımız düzenlerden çok farklı olan bu dünyayı geleneksel bakış açılarıyla değerlendirmek yanlış olur. Blockchain teknolojisinin birçok alanda çığır açan yapısını anlamak için yeni bir perspektife ihtiyacımız var. Bu notla beraber, gelelim bugünün konusuna…

Merkezi yapılarda güvenliği sağlamak, söz konusu işleme aracılık eden kurum ya da şirketlerin sorumluluğundadır ve bu hizmet karşılığında kişilerden işlem ücreti vb. alarak masraflarını karşılarlar. Birbirini hiç tanımayan, dünyanın farklı yerlerine yayılmış büyük bir kitleden oluşan merkezsiz yapılarda ise kişiler arasındaki güven ilişkisi matematik ve kriptografi bilimlerini bir araya getiren bir yapıyla oluşturulur.

Blockchainlerde işlemler nasıl gerçekleşir?

Blockchain ağı üzerinde bir dizi işlem gerçekleştirildiğinde bu işlemler bir blok haline getirilip zincire eklenir. Mutabakat algoritması, yeni bir blok üretileceği zaman çalışarak madencilerin bu bloğun uygunluğu konusunda mutabakata varmalarını ve bu bloğun ağ üzerinde bir daha değiştirilemeyecek şekilde kayıt altına alınmasını ve dağıtılmasını sağlar. İşlemlerin güvenliğinin sağlanması için de bazı kriptografik problemlerin çözülmesi gerekir.

Bir blockchain ağındaki işlem sayısı arttıkça üretilecek blokların da sayısı artar. Bu noktada blockchain’in tüm istekleri hızlı bir şekilde karşılayabilmesi için ölçeklenebilir olması beklenir. Mutabakat algoritmaları blockchainlerin ölçeklenebilirliğini ve işlem performansını doğrudan etkileyen en önemli etkendir.

Tüm bu işlemlerin hayata geçirilmesi, blockchain ağının parçası olan “madenciler” dediğimiz kişiler sayesinde mümkün olur. Madenciler faaliyetlerini sürdürebilmek için ürettikleri blok başına sistemden ödül kazanırlar ve buna ek olarak işlemlerden komisyon geliri elde ederler. 

Blockchain teknolojisi ve kripto paraları bir bütün olarak değerlendirmek gerekir.
Çünkü kripto paralar, blockchain ağlarında işlemlerin gerçekleştirilebilmesi için üretilmiş yerel para birimleridir. Sistemin işleyebilmesi için bu para birimlerinin kullanılması beklenir. Tam olarak bu nedenden dolayı, hangi kripto paraya yatırım yapacağınızı belirlerken arkasındaki projeyi dikkatle araştırmanızı öneriyorum. Bir kripto para biriminin kendi içsel değerine ulaşabilmesi için iş modelinin çalışması ve bunun kitlelerce benimsenmesi gerekir.  Faydalı ve sürdürülebilir projelerin kripto para birimlerinin değerlenme ihtimali daha yüksektir.

Bitcoin ve Ethereum’da Mutabakat

Bitcoin kişiler arası para transferi yapmak amacıyla hayata geçirilmiş ilk blockchain ve en değerli kripto paradır. Proof-of-Work (İş Kanıtı) mutabakat modeliyle çalışan sistemde, 2009’dan beri hiçbir güvenlik sorunu ile karşılaşılmadı. Ortalama 10 dakikada bir blok üretilen sistemde işlemlerin güvenliği madencilerin kriptografik problemleri çözmesiyle sağlanır. Donanım gücünün artması durumunda ise bu problemlerin zorluk derecesi otomatik artırılarak ortalama blok üretim süresinin değişmemesi sağlanır. Bugün Bitcoin madencilerinin bir yıllık elektrik tüketimi İsviçre’nin yıllık tüketimiyle aynı seviyededir. Bitcoin’in, mevcut teknolojisi ile bugün merkezi yapıların sağladığı hıza ulaşması imkansızdır. Ancak Bitcoin’in iş modelinin zamanla “dijital altın” olarak konumlanarak arzı sınırlı bir değer saklama aracına dönüştüğünü söyleyebiliriz.

Ethereum’da ise dağıtık sanal bilgisayar ile gelen akıllı sözleşmeler özelliği sayesinde kişiler arası para transferine ek olarak aralarında DeFi, NFT gibi öne çıkan trendlerin de bulunduğu birçok farklı iş modeli kurgulanabiliyor. Ethereum ağı da Proof-of-Work mutabakat modelini kullanıyor ancak yeni iş modellerinin gelişmesiyle beraber ağ üzerinde oluşan işlem yükü çok artınca daha ölçeklenebilir ve doğa dostu olan Proof-of-Stake (Hisse Kanıtı) modeline geçiş başladı. Bu modelde, madenciler dürüst bir şekilde blok üreteceklerinin bir göstergesi olarak belirli bir miktar kripto varlığı teminat olarak sisteme sunarlar. Blok üretecek madenci rastgele seçilerek elektrikten tasarruf yapılır. İşlemlerin daha verimli bir şekilde bloklar haline getirilmesi ve ölçeklenmenin artmasıyla ağ üzerindeki işlem hızı artmış ve maliyeti düşürülmüş olur. Eğer madenci, sırası geldiğinde hizmet veremezse veya sistemi kandırmaya çalışırsa teminat olarak gösterdiği varlıklar blockchain platformunun hazinesine aktarılır.

Bitcoin, madencilik için kullanılan elektrik miktarının çok yüksek olması nedeniyle eleştiriliyor. Bu nedenle, daha verimli mutabakat algoritmalarının hayata geçirilmesi ve blockchain ağları tarafından benimsenmesi önemli bir gelişmedir. Bu yayılmayla beraber internetin dağıtık hale gelmesi ve “Web 3.0” dünyasına geçiş sürecimiz hızlanıyor.

Bir sonraki yazıda Ethereum blockchainine biraz daha yakından bakarak akıllı sözleşmelerin nasıl çalıştığını, gerçek dünya uygulamaları üzerinden örneklendirerek bir blockchain iş modelinin nasıl kurgulanması gerektiğinden bahsedeceğim.

Share this post

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on print
Share on email